Online
Tahsilat

Kentsel Dönüşüm

Türkiye’nin gelişen ekonomisi, artan nüfusu, kırdan kente göç gibi nedenlerle hızlı bir kentleşme süreci yaşamıştır. Bu hıza ne yazık ki kentlerimiz zaman zaman ayak uyduramamış ve sağlıksız bina yapıları ve alt yapısı yetersiz kentler oluşmaya başlamıştır. Deprem kuşağında bulunan ülkemiz açısından önemli bir risk oluşturan bu gelişmelerin önüne Kentsel Dönüşüm projeleri ile geçilmesi hedeflenmektedir. Ancak Kentsel Dönüşüm projelerini ve teşviklerini yalnızca binaların yıkılıp yenisinin yapılması olarak algılamamak gerekir. Bu süreç Anadolu’nun farklı kentleri açısından kaçırılmayacak tarihi bir fırsat olarak değerlendirilmeli ve top yekûn bir modernleşme adımının miladı olmalıdır.

Büyük şehirlerin yükünü hafifletmek ve göç olgusunu ortadan kaldırmak ve tarihi ve kültürel zenginlikleri ile her köşesi ayrı bir hazine barındıran kentlerimiz kentsel dönüşüm süreci ile kendi özelliklerini ortaya çıkaracakları planlamaları hayata geçirmelidir.  Anadolu illerinde yıkılan her eski binanın yerine yapılan yeni binalar o şehirde yaşayan halkın ufkunu, sosyal statüsünü, yaşama bakış açısını da geliştirecek bir tasarımla hayata geçirilmelidir. Kentler bir birlerine benzemek ya da büyük şehirlere özenmek yerine kendi zengin kültürel dokularını parlatacak ve farklılaşacak bir yol izlemelidir. Ancak bu anlayış ile gerçekleştirilen kentsel dönüşüm süreçleri ile şehirler turizm ve ticari gelirlerini artırabilir ve şehir halkı için yeni gelir kaynakları yaratılabilir.

Ülkemizin birçok bölgesi için turizm odaklı ve yabancı ziyaretçi sayısını artırmaya yönelik özel projelerin geliştirilmesi ve hayata geliştirilmesi, şehirlerin bu açıdan da dönüşümün düşünülmesi kritik başarı faktörleri arasından yer almaktadır.

Perakende sektörü açısından değerlendirdiğimizde tüm sektörün özellikle yabancı turisti cezbedecek projelere ihtiyacı olduğunu söyleyebiliriz. Hem perakende sektörünün hem de sektörü besleyen inşaat firmalarının, esnafın, üniversitenin, sanayicinin öğrencinin, ev hanımının gerek maddi gelir olarak gerekse vizyon anlamında gelişmesini sağlayacak en önemli sektörlerden biri turizmdir. Turizm gelirleri Türkiye için dinamo etkisi yaratacak ve sıcak para akışını hızlandıracak en önemli ekonomik girdidir. Bu nedenle kentsel dönüşüm süreçlerinde turistlerin beklentileri ve memnuniyet duyacakları farklı yatırımlar da hayata geçirilmelidir. Birçok ilimizin var olan turizm potansiyelleri gün ışığına çıkartılmalı ve bunun dünyaya iletişimi yapılarak yeni pazarların kapıları aralanmalıdır.

Yani kentsel dönüşüm yalnızca binaların sağlamlaştırılması noktasında devreye girmelidir.  Şehirlerin mevcut tarihi dokuları restore edilmeli, alt yapı çalışmaları modernize edilmeli, ulaşım ve konaklama olanakları zenginleştirilmelidir. Biz öyle bir kentsel dönüşüm süreci hayal ediyoruz ki; yerli veya yabancı turist şehre geldiğinde tarihi geçmişimizi merak ve hayranlık ile gezecek, tarihi çarşı pazarlarda kültürel alışverişi yapmasının yanı sıra her türlü modern imkânın sunulduğu Avm’lerde alış veriş gerçekleştirecek ve eğlence alanlarında eğlenecek ve sosyalleşerek evine güzel anılarla dönecek.

Tüm bu dönüşüm süreçleri ve sonrası şüphesiz yeni iş imkânlarının yaratılması açısından da önemlidir. Artık ömrünü tüketmiş binalar yerine yapılan her yeni bina ticaretin şeklini de değiştirmektedir. Daha iyi vitrin camları, daha iyi depolama alanları daha güzel sokaklar ve ticaret yapan esnafın güzellikler karşısında kendini zorlayarak yeni ihtiyaçlara ayak uydurma zorunluluğu ortaya çıkacaktır. Böylece ticaret hacimleri artacaktır.

Bu revizyonu markalar da istemektedir. Bankalar, marka mağazalar iskâna ve deprem yönetmeliğine uygun yerler aramaktadır. Her yeni açılan banka şubesi ve mağaza istihdamın can damarıdır.

Özetle;

Kentsel dönüşüm ekonomiyi çeşitlendirmek, yeni iş olanakları yaratarak işsizlik gibi temel sorunlara çözüm bulmak, dünya pazarları için yeni kent markaları yaratmak adına Ülkemiz ve perakende sektörümüzün geleceği açısından oldukça kritik ve olmazsa olmaz süreçlerden biridir. Kentsel dönüşümde en önemli konu tek seferde şehrin hem fiziki hem sosyo kültürel, hem de ekonomik yapısını tanımlayacak, anlamlandıracak, anlaşılır ve pazarlanabilir kılabilecek bir süreç yönetimi olarak ele alınmasıdır. Ancak bu anlayışla yürütülen projeler ülkemizi ve sektörümüzü geleceğe daha güçlü taşıyabilir. 

 

Atakan Tahmas

Yazarımızın bu yazısı Retail Türkiye Dergisinde yayınlanmıştır.


Paylaş

WhatsApp İletişim Hattı