Online
Tahsilat

Patron Affetmez

Sadece perakende de değil ticari hayattaki en önemli unsur müşteridir. Her müşterinin ayrı bir yapısı vardır. Her şekilde onu mutlu edecek formüller üreterek alışverişini mutlu bir şekilde yapacak bir ortam ve davranış şeklini sunmak zorundasınız. Yani tekrar tekrar gelmeyi sağlamadığınız sürece başarılı olma imkânınız yok demektir.

Perakende sektöründe başarılı olmanın temelinde bana göre 3 ana neden vardır. Bu nedenlerden bir tanesinin içinde küçük bir ayrıntının bile eksik olması, o şirketin başarılı olamamasının ana nedeni olacaktır. İşte bu sebeple geç olmadan, tedbirlerinizi almanızda yarar vardır. Bizim ilettiklerimiz ise, size çok iyi bildiğiniz konuları sadece bir hatırlatmadan ibarettir. Bu yazıyı okuduktan sonra kurumunuzdaki bu üç temel fonksiyona farklı bir gözle bakın. Küçük ya da önemsiz dediğiniz bir ayrıntı bile, günün birinde her şeyi yok edebilir. İnsan vücuduna giren küçük bir mikrop nasıl ölümcül olabiliyorsa, şimdi önemsiz gördüğünüz veya zamana bıraktığınız bir problem başınıza önemli dertler açabilir. Bugün geç değildir, ama yarın geç olabilir. Tedbirinizi almak için geç kalmayın.

Peki, neymiş bu üç temel neden:

1- Personel 2- Müşteri ilişkileri 3- Tedarikçi ilişkileri

İlk olarak personel konusundaki düşüncelerimi sizlerle paylaşmak istiyorum.

Mağaza sayınız ne kadar fazla olursa olsun seçmiş olduğunuz eleman bünyeye uygun olmalıdır. Çünkü sizi müşterilerinize karşı temsil eden onlardır. Bu nedenle elemanların her zaman mutlu olması esastır. Personelinize o işe sahip çıkacak ve işyerinin onun olduğu hissini mutlaka verin. İşe alınacak eleman muhakkak kurum kültürüne adapte olabilecek bir kişi olmalıdır. Tabii öncesinde işletmemizin kurum kültürünü oluşturmak ta sizin görevleriniz arasındadır. Satış temsilcileriniz veya sizin kıyafetinizi taşıyan bir kişi mutlaka, müşteriye olumlu davranacak bir yapıda olmalıdır. Aksi takdirde milyar bazında yapılan yatırımlar yok olacaktır. Personelinize para harcamaktan korkmayın. Eğitim verin. Harcadığınız para size fazlası ile geri dönecektir ve en önemlisi elemanınıza değer verdiğinizi gösterin ki o da sizi en iyi şekilde temsil etsin. Eğer bunu başaramıyorsanız yaptığınız her şeyi çöpe atacağınızdan emin olun.

Personelinizle paylaşın, sorunlarını dinleyin ve çözüm bulun. Onlara adil davranın. Çalışanlarınızdan ne beklediğinizi açıkça onlarla paylaşın, isteyin. Personelin hem kişisel gelişimine hem de mesleki gelişimine katkıda bulunacak eğitimleri almasını mutlaka sağlayın. Ve bu işi de meslek olarak görecek ücret yapısı ve çalışma şartları da oluşmuşsa gerisi çok da zor olmasa gerek. Bunlar sağlandığında personel kurumunu en iyi şekilde temsil ederek büyük başarıların gelmesinde en önemli faktör olacaktır. Ya da değer görmeyen horlanan bir personelin işletmenize bakış açısının ne olacağını sizler benden çok daha iyi biliyorsunuz. İşine sahip çıkmayan bir personel, örnek olarak iade oranlarınızı artırmayacak mı? Kasadaki tavrı ile müşteri kaybına yol açmayacak mı ne dersiniz?

İkinci olarak müşteri ilişkileri konusundaki düşüncelerimize bakacak olursak;
Sadece perakende de değil ticari hayattaki en önemli unsur müşteridir. Her müşterinin ayrı bir yapısı vardır. Her şekilde onu mutlu edecek formüller üreterek alışverişini mutlu bir şekilde yapacak bir ortam ve davranış şeklini sunmak zorundasınız. Yani tekrar tekrar gelmeyi sağlamadığınız sürece başarılı olma imkânınız yok demektir.

Bizler müşterilerimizi anlamak zorundayız. Ödemelerimizi, maaşlarımızı masraflarımızı satmış olduğumuz ürünlerden kazanarak yapmıyor muyuz? O halde müşteri yoksa yaşam şansı da yok demektir. Hepimizin patronu müşterilerimiz değil mi? Sakın unutmayın! Müşterisine temiz mağaza sunmayan, ürünün tarihine dikkat etmeyen, reyonda etiketine önem vermeyen, ilgisiz oyuncular yerlerini başka oyunculara terk edeceklerdir. Müşterisine poşet vermeyi masraf olarak gören zihniyetin bu işi yapmaya hakkı olmamalıdır. Ürününü zamanında mağazasında bulundurmayan, ilan ettiği insertinde malını temin etmeyenlerin vay haline. Unutmayın perakende sektörünün patronu müşterilerdir ve müşteri de cezayı keser.

Son olarak da ticari ortaklarımızdan yani tedarikçilerimizden söz etmek istiyorum.
Bizim sektörümüzün olmazsa olmazlarından biri de tedarikçilerimizdir. Perakendenin ana faaliyet konusu ürün satmak değil mi? Tedarikçiler ve üreticiler olmaz ise o güzelim rafları nasıl dolduracağız? Ne satacağız? Bir deterjan üretmek için ne emekler veriliyor, bir paket un dediğimiz işin arkasında tarladan reyona nasıl bir çalışma var? Hangi birini bu satırlara sığdırabiliriz, bilemiyorum. Müşterinin daha ucuza daha kaliteli ürünleri alması adına pazarlık edelim, kampanyalar yapalım, müşterilerin düşünceleri ile üretici arasında bir köprü olalım. Fakat tedarikçiyi karşımızda değil bir elmanın iki yarısıymış gibi görelim. Ortak çıkar onu emrediyor. Tedarikçi bizim iş ortağımızdır müşterimizle birlikte en önemli sermayemizdir. Tedarikçiyi kaybedersen itibarı da kaybedersin. Beraber olursan birlikte mutlu işler yaparsın. Tedarikçi rakip değildir, ticareti birlikte yaptığımız bu sektörün değerlerdir. Yani kısaca patronu mutlu etmek istiyorsak tedarikçi ile de el ele çalışmak zorundayız.

İşte bunları bir defa daha düşün. Bugün hala geç değil. Daha ne bekliyorsun al tedbirini zaman akıp gidiyor.

 

Ercüment Tunçalp

Yazarımızın bu yazısı Retail Türkiye Dergisinde yayınlanmıştır.


Paylaş

WhatsApp İletişim Hattı